16 Ekim 2008 Perşembe

hem suçsuz, hem güçsüz, hem halsiz

hayat ne kadar garip gerçekten, vapurlar filan.. pediatri servisinin korkunç intern odasında oturuyorum. kanapenin bir ucunda bir gün önceki nöbetçinin bıraktıgı kahvaltı artıkları (oda salatalık, domates ve zeytin kokuyor ), diğer ucunda ben varım. benim sag tarafımdaki duvarda quentinin adı yazıyor. penceresi olmayan ve 3 servis internü için sadece 1 tane kanepenin oldugu bu küçücük odanın muhtelif yerlerinde nöbetçilerin bıraktıgı çarşaflar, yastıklar ve battaniyeler var. şu kabanların, montların filan asıldıgı şeyden pijamaya benzeyen, genelde nöbetlerde giyilen intern kıyafetleri sarkıyor. çöp kutusundan giyilmiş galoşlar fırlamış.
bütün bu moral bozucu dekor ve mutsuz oldugu her halinden belli olan bir kız eşliğinde adı 'ODA' olan bir kısa film çekilebilir. oda, ispanyolca yada fransızca nasıl söyleniyor ki? film boyunca arka fonda da brian eno'dan by this river çalsın. kız film süresince önündeki kagıtlara hep aynı küçük şemsiyeyi ve sürekli yagan bir yagmur çiziyormuş mesela. ben izlerdim bu filmi. 'sonsuzluk ve bir gün' kadar iç karartıcı olabilir evet, ama en azından bu, kısa film.
dışarıda karanlık ve yagmurlu olmayan bir gün var.
içeride suratı asık bir takım asistanlar ve hasta bir takım çocuklar var.
kalksam duraktan dolmuş gibi / arka koltukta unutulmuş gibi, diyen şarkıyı duysam ağlayacak gibiyim.
rüzgarlı bir havada iki tarafında uçsuz bucaksız gelincik tarlalarının oldugu bir yolda bisiklete binmek, gitmek, gitmek, gitmek, yolun bittiği yerdeki o agacın altında biraz oturmak, sonra derin bir nefes almak ve başka bir zamana, bambaşka bir mekana kaybolmak istiyorum.
hepsi bu..
13 Ekim 2008 Pazartesi
Bu gün fırında makarna yapmayı öğrendim. 24 yaşında bu kadar az yemek yapmayı biliyor olmak pek üzücü :) Demin az kalsın 26 yaşında yazıyordum, nedense bir an kendimi 26 yaşında sandım, sonra 2008'den 1984'ü çıkararak hiç de öyle olmadığına kanii oldum. Ne diyordum, evet fırında makarnam güzel oldu. Yakında başka yemekler de deneyeceğim. Nasıl olsa TUS'u kazanamadım. Nisan'a da değil, Eylül'e çalışmaya karar verdim, epey boş vaktim var yani. Zira mecburi hizmete gitmeyi düşünmüyorum. Bolu çıkarsa çalışırım belki. Mecburi hizmetimi yapmadan devlet tıbbiye diplomamı vermiyor, haliyle kazanana kadar, yada müstafi sayılmamdan sonra 1 sene dolana kadar ev kızı olacağım, çiçek sulayacağım, yemek yapacağım. Zaten doktor olmaktan daha sevimli geliyor bunlar.. Sims ek paketleri yüklemeye ara verip biraz kitap okusam, işe yarar bir şeyler yapmaya başlasam iyi olacak. Ne diye bu kadar sardım sims oynamaya bilmem ki. Adamların bütün parasıyla mobilya aldım, aç kalcaklar zaten.
| Top ↑ |