
Geçen gece 23.30 civarında adam fawer'in olasılıksız'dan sonra çıkan romanı empati'ye başladım. Sabah güneş doğmadan bitirdim. Yani rahat ve hızlı okunuyor. olasılıksız gibi sürükleyici, "boş bir roman değilim bilimselim modernim coolum" havalarında, çok satanlar listelerine layık bir kitap. Olağan roman okurunun romandan beklentileri arasında en başlarda sayacağımız aşk'a olasılıksız'da hiç ama hiç yer vermeyen yazar, empati'ye her türlü aşkı koymuş. Platonik, mutlu biten, ihanetle biten, eşçinsel vesaire... Roman kahramanları ölüm kalım derdindeyken yazarın araya ahmet mithatvari uzun uzun bilimsel zımbırtılar koyması açıkçası benim canımı sıktı. İtiraf ediyorum o bölümleri normalden hızlı geçtim. Zaten oldum olası fizik mizik sevmemişimdir. Ama koysanız şöyle uzuun ruhsal çözümlemeler, bişey demem hiç. Empati'nin hedef kitlesine girmiyorum ben tabi. Adam Fawer, "hem felsefe okuyayım, hem din, hem sosyoloji, hem bilim, oh hepsini de birden okuyayım ama heyecanlı da olsun" diyen okuru hedef kitlenin merkezine almış. Ruhsal çözümleme felan istiyorsan git dostoyevski oku sen diyebilirsiniz, ki haklısınız. Zaten ben de kitaba para vermedim, sevgili kuzenimden aldım.
Tekrar empati'ye dönersek; kitap bittikten sonra güzel bir aksiyon filmi seyretmişsiniz hissi bırakıyor insanda. Benim gibi bütün gece okursanız eh, biraz da uykusuzluk bırakıyor tabi.
__THISRES__56242.jpg)
