
ve psikiyatri bitti.. beşinci katta, kapısını bir görevlinin özel bir kartla açtığı psikiyatri servisinde canan bir süre daha koridorda 'çok korkuyorum, ya uyuyamassam' diye dolaşmaya ve durup dururken aglamaya devam edecek, bilal kaşlarını çatıp sürekli sigara odasında sigara içecek, elmas önüne gelene 'sizi bir kere öpeyim, nolur, sizi çok seviyorum' diyecek, imran hep önüne bakıp, somurtarak yürümeye devam edecek, mehmet salih bey kübalardan, pinochelerden, beatlestan, ahmet kayadan, el hamra sarayından filan bahsedecek birilerine..
vee mert.. evet mert.. mert de bence psikiyatri servisinin tarihine gelmiş geçmiş en centilmen, en sempatik hasta olarak gececek. gitarıyla antonio sancheslerden 'sadece yol almak istiyorum' gibi harika ötesi şarkılar çalıp, söyleyecek, içinde elmasın, cananın, bilalin adını gecirecek şarkıların, canan'a 'uyusun da büyüsün maşallah' lı şarkılar söyleyecek, herkese her şey için teşekkür edecek hemen, nasılsınız diye hatrını soracak herkeslerin.. mert de bir süre daha serviste olmaya devam edecek gibi görünüyor. ama ne yazık ki ben o bir süre boyunca serviste olacak gibi görünmüyorum hiç:) çok üzücü gerçekten.
offff, off... ünlü bir türk düşünürünün de dediği gibi hayat ne kadar garip, vapurlar felan.. ünlü bir türk şairi de şöyle der: hiç olmayacak bir nedeni, hiç gelmeyecek bir gideni, hiç beklediniz mi. ünlü bir türk annesi de şöyle demiştir: yani kızım, nerde olmayacak biri var gidip onu begeniyosun sen de, vakti zamanında da ufo gerçegi diye tuhaf bi program sunan adama aşık olmuştun hatırlarsan. bazı anneler de işte böyle kırıcı oluyor bazen..
sözlerime burada son verirken, çok manidar bir şarkıyla konuşmamı bitirmek istiyorum izninizle baylar, bayanlar :
öhöm, öhöm.. psikiyatri bittiiii.. elimden minik bir balık kayıp gittiii.. psikiyatrii hiç biteer miii... kalııır....
efendim? bu şarkı böyle değil miydi? hımm, olabilir, bundan sonra böyle :)